Rock tatili 3. yılında
Zeytinli
Rock Festivali üçüncü senesinde de Kazdağı’nın eteğinde plaj, müzik,
kamp ve spor dolu 4 gün sunuyor. Festival bu yıl 2-5 Ağustos tarihleri
arasında Edremit Körfezi, Zeytinli Dalyan Sahili’nde gerçekleşecek
Zeytinli
Rock Festivali üçüncü senesinde de Kazdağı’nın eteğinde plaj, müzik,
kamp ve spor dolu 4 gün sunuyor. Festival bu yıl 2-5 Ağustos tarihleri
arasında Edremit Körfezi, Zeytinli Dalyan Sahili’nde gerçekleşecek.
Rock müzik yelpazesinden çeşitli örneklerin sunulacağı festivalde 4 gün
boyunca Mor ve Ötesi, Moğollar, Dinar Bandosu, Nekropsi, Pentagram,
Hayko Cepkin, Anima gibi Türkiye’nin en önemli rock grupları ve
müzisyenleri sahne alacak. Festival katılımcıları festival alanında
yiyecek, içecek vb. ihtiyaçlarını festival alanına kurulacak, uygun
fiyat ve hijyenik şartlarda üretilen yiyecek ve içeceklerle
karşılayabilecekler. Bir ilki gerçekleştirerek İstanbul dışında bir
beldede festival düzenleyen POEM Organizasyon’dan Ali Gençel ve Deniz Kahya ile festivalin dününü ve bugününü konuştuk.
Bir ilki gerçekleştirerek İstanbul dışında bir rock festivali
düzenlediniz. Üç yıldır da sürdürüyorsunuz. Bu işe nasıl giriştiniz?
Ali Gençel: Doğru Türkiye açısından bir ilk gerçekten de...
İstanbul merkezli organizasyon çalışması yapan bir firma olmamıza
rağmen ağırlıklı olarak İstanbul dışına Anadolu’ya yönelik
organizasyonlarda daha yoğun çalışıyoruz. Bunun birkaç tane nedeni
vardır. Şöyle bir örnek vereyim; bir gün Diyarbakır’da kaldığım bir
otelde televizyon izliyorum. Televizyonda sürekli İstiklal Caddesi’ni
ve Beyoğlu’nu görüyorum. Şunu düşündüm o anda, -tabii o zaman yerel
televizyonlar da çok yaygın değildi- bütün Türkiye İstanbul’dan ibaret
mantığıyla yapılan bir şey bu. Diyarbakır’da yaşayan bir insan olarak
bunu gördüğüm zaman herhalde bu televizyonu kapatmak gelir içimden.
Çünkü benim yaşadığım ille, yöreyle ilgili bir haber alamayacaksam bu
televizyonun benim için bir ifadesi yok. Bu nedenle sadece ben de değil
bütün çalışma arkadaşlarımızın, eğer yaptığımız çalışma bir kültür
sanat çalışmasıysa ki biz böyle olduğunu düşünüyoruz bunu mümkün olduğu
kadar İstanbul dışındaki illere de götürüp insanlarla buluşturmak gibi
bir hedefimiz var.
Zeytinli Rock Festivali biraz şakayla karışık başladı aslında.
Uzun zamandır çalışmalardan dolayı tatil yapamıyorduk. Bir gün iki
arkadaş tatile gitme kararı aldık. Deniz’le ben. Tatile giderken şu
arkadaşımız da gelsin, bu arkadaşımız da gelsin derken bir baktık ki
bütün arkadaşlarımız müzisyenlerden oluşuyor. Hep beraber gidiyorsak o
zaman bir festival yapalım ve bunu rock tatili olarak kurgulayalım
dedik.
İşin esprisi bir yana biz, ‘bütün festivaller İstanbul merkezli
mi yapılmak zorunda’ sorusundan yola çıktık. Böyle bir zorunluluk
olmadığını hep iddia eden bir yapımız vardı bizim. Dolayısıyla İstanbul
dışında böyle bir festival yapmayı kurguladığımızda bir araştırma
yaptık, en uygun neresi olabilir diye... Karşımıza çıkan en önemli
alternatiflerden bir tanesi Edremit Zeytinli bölgesi oldu. Oradaki
alanın ve konaklama şartlarının uygunluğu, ulaşımın İstanbul, İzmir,
Ankara’dan çok uzak olmaması belirleyici etkenlerden birkaçıydı. Bir de
orası biliyorsunuz Kazdağı’nın eteğinde alternatif bir turizm merkezi
aslında. Dünyanın en önemli ikinci oksijen kaynaklarından bir tanesi.
Deniz, kum, yani her şey bu işin yapılması için hazır bekliyordu.
Dolayısıyla Zeytinli’de yapma kararı aldık. 2005 yılında
gerçekleştirdiğimiz ilk festivale 12 bin kişi katıldı.
Deniz Kahya: İlk sene bile bir hafta öncesinden insanlar gelerek çadır kurdular.
Ali Gençel: İlk sene bu işin yapılabilirliğini göstermekti bizim
hedefimiz. O konuda başarıya ulaşıldı. Birtakım eksikliklerimiz tabii
ki oldu ama kolay değil yani bütün çalışmayı, bütün prodüksiyonu
İstanbul dışına çıkararak beldede yapmak. İkinci sene bu
eksikliklerimizin bir kısmını giderebilmek şansına sahip olduk. Geçen
seneki katılımımız toplam üç günde 36 bin kişi ile gerçekleşti. Bir
başka önemi de var Zeytinli Rock Festivali’nin: Gerçekten insanlara
dört gün boyunca doyasıya bir festival yaşatabilmeyi, ayrıca denize
girebilmelerini, keyifle eğlenebilmelerini sağlayan bir bütçe
anlayışının olması. Dolayısıyla yol paralarını ceplerine koyup orada
harcayacakları rakamı denkleştiren, tatil yapma şansı, olanağı olmayan
genç arkadaşların böyle bir şansa sahip olmaları için yaptığımız bir
çalışmadır. Hem tatil imkanı sağlıyor hem muhteşem bir rock festivali
izleyebiliyorlar, çünkü dört günde ödedikleri rakam 10 YTL.
Zeytinli Rock Festivali’ni diğer festivallerden çok daha cüzi
bir ücretle düzenliyorsunuz. Ekonomik olarak bu işin altından nasıl
kalkıyorsunuz?
Ali Gençel: Zeytinli Rock Festivali tamamen ticari bir çalışmadır.
Biz de zaten bir ticari kurumuz. Ama sahnede alan her sanatçı veya her
grup, bu festivalin ana mantığını, misyonunu ve vizyonunu bildikleri
için ücret konusunda bize makul yaklaşıyorlar. Çalışmalarımızı
profesyonel bir boyutta devam ettiriyoruz. Dolayısıyla bu festivale
sizin de bahsettiğiniz gibi Türkiye’nin en önemli rock grupları
katılıyor. Bu sene 28-30 grup yer alacak. İlk defa böyle bir kadro bir
festivalde bir araya geliyor diyebiliriz. Bu, Zeytinli’de gerçekleşen
ilklerden bir tanesi... Festivale dahil olan binlerce insanın yaratmış
olduğu ekonomik üretimler bu festivalin maliyetlerine yönelik de
değerdir bizim açımızdan. Böyle bir bütçe mantığıyla yürütüyoruz ve bu
işin içerisinden de çok rahatlıkla çıkabiliyoruz. Biz bunu ilke edindik
ve bu şekilde de devam edecek.
Geçen sene festival katılımcıları kamp alanını, tuvaletlerin
yetersizliğini, güvenlik görevlilerinin tutumlarını eleştirmişti. Peki
bu şikayetler bu yıl dikkate alındı mı?
Ali Gençel: Arkadaşların eleştirdiği noktalar bizim de
eleştirdiğimiz noktalar aslında. Diyeceksiniz ki siz yapıyorsunuz. Ama
biraz önce bahsettiğim gibi orada bir plaj alanını sıfırdan bir
festival alanına çevirmeye çalışıyorduk. Dolayısıyla bazı
eksikliklerimiz oluyor. Geçen seneki en önemli eksikliklerimizden bir
tanesi gölgelik alanların azlığıydı. İkincisi tuvaletlerin hijyenik
açıdan kullanışlı olmamasıydı. Bu sene mesela gölgelik alanların
sayısını artırdık. Geniş gölgelik alanlarımız olacak. Gün içerisinde
katılımcılar bundan faydalanabilecek. Tuvaletlerimiz profesyonel bir
firma tarafından oraya kuruluyor. Çok hijyenik şartlarda katılımcıların
tamamına yetecek tuvaletimiz olacak. Dolayısıyla bu sorunu da çözmüş
durumdayız. Güvenlik konusuna gelince, binlerce insanın katıldığı
festivalde çok özel bir durum söz konusu olabilir. Bakın, kapı giriş ve
çıkışlarında özellikle insanların çok sıkı şekilde denetlenmesi
gerekiyor. Bunun birkaç tane nedeni var. İçeriye bizim girmesini
istemediğimiz herhangi bir şeyin kapıda tespit edilerek girememesini
sağlamak... Güvenliğin bu özenli çalışması nedeniyle geçen sene
festival alanında bir tane dahi olumsuz davranış olmamıştır. Ne
hırsızlık ne bir kavga vardı. Birçok festivalde güvenliği sağlayan çok
deneyimli arkadaşlardır. Dolayısıyla hassas davranmamızın en önemli
etkeni budur. İçeriye dahil olan insanların sorunsuz keyifli bir
festival, bir tatil yaşayabilmesinden kaynaklıdır.
Deniz Kahya: Güvenlik kaba davranmaktan ziyade kuralcı ve prensipli davranıyordu.
Genç müzisyenler, gruplar programınızın önemli bir kısmını
oluşturuyor. Genç müzisyenler binlerce kişiyle buluşarak seslerini
duyurma imkanı buluyorlar. Bu da festivalin dikkat çeken başka bir
özelliği...
Deniz Kahya:
İstanbul’da, Türkiye’de hatta dünyanın genelinde yapılan festivallerin
mantığı şöyledir: Sabahtan güneşin altında başlar ve böyle gider. Genç
gruplar sahneye çıkarılır ve bunları ancak gündüz saatlerinde on kişi,
yüz kişi dinler. Sonra onları kitlelerle buluşturduk diye bir söylem
içine girilir. Biz aksine grupların sahneye çıkıp gerçekten kendilerini
ifade etmelerini istiyoruz. Sahne sürelerini de ona göre veriyoruz.
Bizim festivalimizde 15-20 dakika sahne süresi alan grup yok. Herkes
gerçekten sahnesinin hakkını vermeli ve seyircisiyle buluşmalı diye
düşünüyoruz. Hem seyirci hem sahnedeki keyif alsın diye uğraşıyoruz.
Son olarak eklemek istedikleniz?
Ali Gençel: Bu tür organizasyonların tüm Türkiye sathına
yayılmasını isteriz aslında. Hepsini biz yapalım istemiyoruz, öyle bir
kaygımız da yok. Kültür sanatın lüks tüketim olarak algılandığı bu
ülkede aslında lüks bir tüketim değil ihtiyaç olarak algılanmasından ve
uygun şartlarda insanların ihtiyaçlarına hitap edebilecek çalışmaların
yaygınlaşmasından tarafız. Zeytinli Rock Festivali’yle ilgili
önümüzdeki döneme ilişkin birtakım planlarımız var. Şimdiden 2008’le
ilgili çalışmalarımızı başlattık. Önümüzdeki yıl sağlayabildiğimiz
şartların çıtasını biraz daha yükselterek tüm katılımcılarla paylaşmayı
düşünüyoruz. Gün sayısının ya da katılımcının artması anlamında
söylemiyorum. Vermeye çalıştığımız müzik kalitesinden, oradaki
katılımcıların daha rahat, daha eğlenceli bir atmosfere sahip
olabilecekleri şartlardan bahsediyorum.Bu kalite her sene biraz daha
yükselecek. (İstanbul/EVRENSEL) Bilgi için:
http://www.zeytinlirockfest.com/
Katılım yüksek olacak
Peki bu yıl nasıl bir festival bekliyor katılımcılar?
Ali Gençel: Kalabalık... Bu yıl gerçekleştirdiğimiz festivalde bir
kere katılım sayısı çok yüksek olacak. Onu şimdiden görebiliyoruz.
Takip de ediyoruz. Biz festivali bir rock tatili olarak adlandırdığımız
için iki bölüme ayırıyoruz: Gündüz ve gece. Bir kere gündüz saatlerinde
bütün katılımcılar festival alanında çok uygun fiyatlarla, hijyenik
şartlara sahip yiyecek ve içecek tüketimini gerçekleştirebilecek.
Sitemizde tüketecekleri ürünlerin fiyatlarını dahi görebilirler.
İkincisi, gündüz saatlerinde günü değerlendirebilmeleri adına hem
denizden faydalanabilecekler hem de mini futbol, plaj voleybolu gibi
turnuvalara katılabilecekler. Bu sene ilk defa gün içerisinde sürekli
müzik yayını olacak. Bu çalışmayı da değerli dostlarımız Mete Softuoğlu
ve Murat Meriç üstlendiler. Dolayısıyla dolu dolu bir gün yaşayacak,
festivale katılacak arkadaşlar. Bu saat 18.00’e kadar böyle sürecek.
18.00’den sonra günün ikinci kısmı, yani konserler başlıyor. Güneşin
batmaya başladığı saatler diyebiliriz. Günün en sıcak saatlerinde ne
sahnede ne de sahne önünde kimseye eziyet çektirmeyi istemiyoruz.
Önemli bir farklılık da budur aslında. Akşam saatlerinde ise 18.00’den
gece 02.30’a kadar Türkiye’nin önemli gruplarını, sanatçılarını dinleme
şansına sahip olacaklar. Bu sene beklentimizin çerçevesi bu. Katılacak
arkadaşların yaşayacakları şeyler de bunlar olacak.
BO - Per, 04/17/2008 - 10:47


